ALES

Anlatim Bicimleri ve Dusunceyi Gelistirme — ALES Konu Anlatımı

ALES Sözel · Anlam Bilgisi · konu anlatımı, formüller ve çözümlü örnekler.

Konu Anlatımı

Konuyu iki bölümde inceleyeceğiz:

Önemli Ayrım: Anlatım biçimleri bir metnin "ana yapısını / türünü" belirler (metin baştan sona açıklayıcı mı, tartışmacı mı, betimleyici mi, öyküleyici mi?). Düşünceyi geliştirme yolları ise bu yapının içinde kullanılan "yardımcı teknikler"dir. Bir paragrafta tek bir anlatım biçimi baskınken, birden çok düşünceyi geliştirme yolu aynı anda kullanılabilir.


A) ANLATIM BİÇİMLERİ

1. Açıklama (Açıklayıcı Anlatım)

Bir konu hakkında bilgi vermek, öğretmek, okuru aydınlatmak amacıyla kullanılan anlatım biçimidir. Yazar tarafsızdır; duygularını değil, nesnel bilgileri aktarır. Dil sade ve anlaşılırdır. "Nedir, nasıldır, niçin olur?" sorularına yanıt verir.

Özellikleri: - Amaç bilgilendirmektir, öğretmektir. - Nesnel (objektif) bir tutum vardır. - Genellikle ansiklopedi, ders kitabı, makale gibi metinlerde görülür.

Örnek metin:

"Deprem, yer kabuğundaki kırılmaların ani enerji boşalmasıyla oluşan titreşimlerdir. Yer kabuğunu oluşturan levhalar sürekli hareket hâlindedir. Bu levhaların birbirine sürtünmesi ya da çarpışması sonucunda biriken enerji açığa çıkar ve depremi meydana getirir."

Bu metinde yazar, depremin ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu bilgi vererek anlatmaktadır. Duygu, tartışma yoktur; sadece öğretme amacı vardır.


2. Tartışma (Tartışmacı Anlatım)

Yazarın, okurun var olan bir düşüncesini, kanısını değiştirmeyi amaçladığı anlatım biçimidir. Yazar bir görüşün yanlışlığını ortaya koyup kendi görüşünü doğru olarak benimsetmeye çalışır. Öznel bir tutum vardır.

Özellikleri: - Amaç, okurun düşüncesini değiştirmek / kendi görüşünü kabul ettirmektir. - Karşıt bir görüşe karşı çıkma söz konusudur ("Oysa", "ama", "ne var ki", "bence", "kanımca", "doğrusu" gibi ifadeler sıkça geçer). - Öznel (subjektif) bir bakış açısı hâkimdir.

Örnek metin:

"Pek çok kişi şiirin artık okunmadığını, çağımıza ait olmadığını söylüyor. Oysa bu görüşe katılmıyorum. Şiir, insanın duygularını en yoğun anlatan tür olarak her dönemde okurunu bulmuştur. Asıl sorun şiirin değil, onu yeni okurlara ulaştıramayan yayın anlayışındadır."

Burada yazar, yaygın bir görüşe ("şiir okunmuyor") karşı çıkıp kendi görüşünü savunmakta, okuru ikna etmeye çalışmaktadır. "Oysa", "katılmıyorum", "asıl sorun" ifadeleri tartışmanın işaretleridir.


3. Betimleme (Tasvir / Betimleyici Anlatım)

Bir varlığın, kişinin, mekânın ya da durumun göz önünde canlandırılmasını sağlayan anlatım biçimidir. Adeta sözcüklerle resim çizilir. Okurun zihninde bir görüntü oluşturmak amaçlanır.

İki türü vardır: - Açıklayıcı betimleme: Nesneldir, bilgi vermeyi amaçlar (örneğin bir bitki türünün tarifi). - Sanatsal (izlenimci) betimleme: Özneldir, yazarın izlenimlerini, duygularını yansıtır.

Özellikleri: - Görme, işitme, koku, tat, dokunma gibi duyulara seslenen ayrıntılar bulunur. - Sıfatlar ve niteleme bolca kullanılır. - "Nasıl?" sorusuna yanıt veren betimleyici ayrıntılar öne çıkar.

Örnek metin:

"Evin önünde, yaprakları sararmış yaşlı bir çınar duruyordu. Gövdesi çatlak çatlak, kabukları yer yer dökülmüştü. Rüzgâr estikçe dalları hafifçe sallanıyor, üzerine konan serçeler cıvıl cıvıl ötüşüyordu. Bahçenin köşesinde paslı bir kova, yanında kırık bir saksı göze çarpıyordu."

Bu metinde mekân ve nesneler görsel ayrıntılarla betimlenmiş, okurun zihninde bir manzara canlandırılmıştır.


4. Öyküleme (Hikâye Etme / Öyküleyici Anlatım)

Bir olayı, bir zaman dilimi içinde, oluş sırasına göre anlatan biçimdir. Olay, kişi, zaman, mekân ögeleri bulunur. Hareket ve eylem ön plandadır.

Özellikleri: - Olay bir akış içinde, hareketli biçimde anlatılır. - Eylem bildiren fiiller (geldi, koştu, baktı, açtı) sıkça kullanılır. - Roman, hikâye, anı, masal gibi türlerde görülür.

Örnek metin:

"Kapıyı yavaşça araladı, içeri süzüldü. Karanlık odada bir süre durdu, gözleri loş ışığa alışınca masaya doğru yürüdü. Çekmeceyi açtı, aradığı mektubu buldu ve cebine koydu. Ardından sessizce dışarı çıktı, kapıyı arkasından kapattı."

Bu metinde bir olay oluş sırasıyla, hareketli biçimde aktarılmaktadır. Betimlemeden farkı: betimleme durağandır (resim), öyküleme hareketlidir (film).


B) DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

1. Tanımlama

Bir kavramın ya da varlığın ne olduğunu, anlamını belirtmektir. "...nedir?" sorusuna yanıt verir. Çoğu zaman "...-dir / demektir / ...denir" kalıbıyla biter.

Örnek:

"Sözlük, bir dilin kelimelerini alfabetik sıraya göre veren, anlamlarını açıklayan başvuru kaynağıdır."

"Sözlük nedir?" sorusunun yanıtı verilmiştir; bu bir tanımlamadır.


2. Örnekleme

Bir düşünceyi somutlaştırmak, inandırıcı kılmak için somut örnekler vermektir. "Örneğin, söz gelimi, mesela, gibi, sözgelimi" ifadeleri ipucu olabilir; ancak örnek bu sözcükler olmadan da verilebilir.

Örnek:

"Bazı yazarlar yapıtlarını çok geç yaşta vermiştir. Örneğin ünlü bir romancı, en önemli eserini altmış yaşından sonra kaleme almıştır."

Düşünce somut bir örnekle desteklenmiştir.


3. Karşılaştırma

İki varlık, kavram ya da durum arasındaki benzerlik veya farklılıkları ortaya koymaktır. Genellikle "oysa, ama, -e karşın, -e göre, daha, en, kadar" gibi ifadelerle iki şey karşı karşıya getirilir.

Örnek:

"Roman, ayrıntıların geniş yer tuttuğu uzun bir türdür; öykü ise tek bir olay etrafında, daha kısa ve yoğun biçimde kurulur."

Burada roman ile öykü, karşılaştırılarak anlatılmıştır.


4. Tanık Gösterme (Alıntılama)

Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için konuyla ilgili otorite sayılan bir kişinin sözünü aktarmaktır. Söz tırnak içinde verilebilir ya da kimin söylediği belirtilir. Önemli olan, alanında saygın bir kişinin görüşüne başvurulmasıdır.

Örnek:

"İyi bir okur olmadan iyi bir yazar olunamaz. Nitekim büyük bir yazarın dediği gibi: 'Yazmayı öğrenmenin tek yolu çok okumaktır.'"

Bir otoritenin sözüne başvurularak düşünce desteklenmiştir; bu, tanık göstermedir.

Dikkat: Tanık göstermede sözün kime ait olduğu önemlidir. Sıradan, kim olduğu belirsiz bir kişinin sözü değil; alanında söz sahibi birinin görüşü aktarılır.


5. Sayısal Verilerden Yararlanma

Bir düşünceyi rakamlar, istatistikler, oranlar, yüzdeler kullanarak desteklemektir. Sayılar düşünceyi somut ve inandırıcı kılar.

Örnek:

"Ülkemizde okuma alışkanlığı istenen düzeyde değildir. Yapılan bir araştırmaya göre yetişkinlerin yalnızca yüzde 12'si yılda en az bir kitap okumaktadır."

Düşünce sayısal verilerle (yüzde 12) desteklenmiştir.


6. Benzetme

Bir kavramı ya da varlığı, ortak bir özellikten yararlanarak başka bir şeye benzetmektir. Genellikle "gibi, kadar, sanki, andırmak, benzemek" gibi sözcükler kullanılır.

Örnek:

"Çocuğun bilgiye olan açlığı, kurak toprağın yağmuru beklemesi gibiydi."

Çocuğun bilgiye duyduğu ihtiyaç, kurak toprağın yağmura olan ihtiyacına benzetilmiştir.

Benzetme ile Karşılaştırma Farkı: Benzetmede iki şey arasında ortak bir nitelik üzerinden bir benzerlik kurulur (genelde edebî/mecazi). Karşılaştırmada ise iki şeyin benzer ya da farklı yönleri ölçülerek ortaya konur. "Aslan gibi cesur" → benzetme. "Kedi köpekten daha bağımsızdır" → karşılaştırma.


Önemli Kavramlar ve Ayırt Etme İpuçları

Aşağıdaki tablo ve ipuçları, kavramları metinden hızlıca tanımanıza yardımcı olur.

Anlatım biçimlerini ayırt etme:

Biçim Temel amaç İpucu sözcükler / belirtiler
Açıklama Bilgi vermek, öğretmek Nesnel anlatım, "...dır", tanımlar, bilgilendirici cümleler
Tartışma Görüş değiştirmek, ikna etmek "oysa, ama, ne var ki, bence, kanımca, doğrusu, asıl sorun"
Betimleme Göz önünde canlandırmak (durağan) Duyu ayrıntıları, bol sıfat, "nasıl?" sorusunun yanıtı
Öyküleme Olayı oluş sırasıyla anlatmak (hareketli) Eylem fiilleri, zaman akışı, olay-kişi-yer-zaman

Düşünceyi geliştirme yollarını ayırt etme:

Kolayca karışan ikililer:

  1. Betimleme – Öyküleme: Betimleme bir fotoğraf gibidir (durağan, tasvir). Öyküleme bir film gibidir (hareket, olay akışı). Eylem ve zaman akışı varsa öyküleme, durağan tasvir varsa betimlemedir.
  2. Açıklama – Tartışma: Açıklamada yazar tarafsızdır, bilgi verir. Tartışmada yazar bir görüşe karşı çıkar, kendi görüşünü savunur; öznel bir tavır vardır.
  3. Örnekleme – Tanık Gösterme: Örneklemede somut bir örnek/olay verilir, kaynak şart değildir. Tanık göstermede belirli bir otoritenin sözü aktarılır.
  4. Benzetme – Karşılaştırma: Benzetmede benzerlik kurularak somutlaştırma yapılır. Karşılaştırmada iki şeyin yönleri ölçülerek değerlendirilir.

Çözümlü Örnekler

Örnek 1:

"Buzul, yüksek dağlarda ve kutup bölgelerinde, kar yığınlarının yıllar içinde sıkışıp buza dönüşmesiyle oluşan büyük buz kütlesidir. Yer çekiminin etkisiyle yavaş yavaş hareket eder."

Bu parçada ağırlıklı olarak başvurulan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tartışma B) Öyküleme C) Betimleme D) Açıklama E) Söyleşme

Çözüm: Metinde buzulun ne olduğu ve nasıl oluştuğu nesnel biçimde, bilgi verilerek anlatılmıştır. Yazar tarafsızdır, öğretme amacı taşır. Bu, açıklamadır. Ayrıca ilk cümle "...buz kütlesidir" kalıbıyla bir tanımlama içerir, ancak parçanın genel anlatım biçimi açıklamadır. Doğru cevap: D


Örnek 2:

"Sokağın başındaki köhne ahşap ev, akşamın alacakaranlığında daha da ürkütücü görünüyordu. Kırık camlarından içeri esen rüzgâr, eski perdeleri hayalet gibi dalgalandırıyor; çürümüş tahtaların arasından yükselen küf kokusu insanın genzini yakıyordu."

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Olaylar oluş sırasına göre anlatılmıştır. B) Tanık göstermeye başvurulmuştur. C) Betimleyici ögelerle bir mekân canlandırılmıştır. D) Sayısal verilerden yararlanılmıştır. E) Karşıt görüşler tartışılmıştır.

Çözüm: Metinde bir mekân (köhne ev), görme ve koku duyularına seslenen ayrıntılarla (alacakaranlık, kırık camlar, küf kokusu) okurun zihninde canlandırılmıştır. Bu, betimlemedir. Olay akışı (öyküleme) yoktur; durağan bir tasvir vardır. Doğru cevap: C


Örnek 3:

"Otobüse son anda yetişti. Soluk soluğa boş bir koltuk buldu, çantasını dizine koydu. Camdan dışarı baktığında yağmurun başladığını gördü. Az sonra telefonu çaldı, aceleyle cebinden çıkardı ve konuşmaya başladı."

Bu parçada hangi anlatım biçimi kullanılmıştır?

A) Açıklama B) Öyküleme C) Betimleme D) Tartışma E) Tanımlama

Çözüm: Metinde bir kişinin yaptıkları, oluş sırasına göre, hareketli biçimde (yetişti, buldu, koydu, baktı, çaldı, çıkardı) anlatılmıştır. Olay-kişi-zaman ögeleri ve eylem akışı vardır. Bu, öykülemedir. Doğru cevap: B


Örnek 4:

"Sanatçının topluma karşı bir sorumluluğu olduğunu söyleyenler var. Bence bu görüş tartışmaya açıktır. Sanatçı, önce kendi iç dünyasına karşı dürüst olmalıdır. Topluma hizmet kaygısı, çoğu zaman sanatın özgünlüğünü zedeler. Asıl önemli olan, sanatçının samimiyetidir."

Bu parçada başvurulan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Betimleme B) Öyküleme C) Açıklama D) Tartışma E) Örnekleme

Çözüm: Yazar, yaygın bir görüşe ("sanatçının topluma sorumluluğu vardır") karşı çıkmakta, kendi görüşünü savunmaktadır. "Bence", "tartışmaya açıktır", "asıl önemli olan" ifadeleri öznel ve ikna edici tutumu, yani tartışmacı anlatımı gösterir. Doğru cevap: D


Örnek 5:

"Çağımızda teknolojinin gelişimi baş döndürücü bir hıza ulaştı. Bir araştırmaya göre dünyada her gün yaklaşık 500 saat video içeriği internete yükleniyor; akıllı telefon kullanıcılarının sayısı ise 6 milyarı aştı."

Bu parçada düşünceyi geliştirmek için aşağıdaki yollardan hangisine başvurulmuştur?

A) Tanımlama B) Sayısal verilerden yararlanma C) Benzetme D) Tanık gösterme E) Karşılaştırma

Çözüm: Teknolojinin hızlı gelişimi düşüncesi, rakam ve istatistiklerle (500 saat, 6 milyar) desteklenmiştir. Bu, sayısal verilerden yararlanmadır. Doğru cevap: B


Örnek 6:

"Dil, bir milletin en değerli hazinesidir. Bu konuda büyük dil bilimci şöyle der: 'Bir milleti yok etmek isterseniz önce dilini bozun.' Gerçekten de dilini koruyamayan toplumlar, kimliklerini de yitirmeye mahkûmdur."

Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?

A) Örnekleme B) Sayısal veri C) Tanık gösterme D) Karşılaştırma E) Benzetme

Çözüm: Yazar, dilin önemi düşüncesini desteklemek için alanında otorite sayılan bir dil bilimcinin sözünü tırnak içinde aktarmıştır. Bu, tanık göstermedir (alıntılama). Doğru cevap: C


Örnek 7:

"Tiyatro ile sinema çoğu zaman karıştırılır. Oysa tiyatro sahnede, canlı bir izleyici önünde oynanır ve her temsil biriciktir. Sinema ise kamerayla çekilir, kurgulanır ve istenildiği kadar tekrar izlenebilir. Tiyatroda an'ın büyüsü, sinemada görüntünün kalıcılığı öne çıkar."

Bu parçanın anlatımında ağırlıklı olarak hangi düşünceyi geliştirme yolu kullanılmıştır?

A) Karşılaştırma B) Tanımlama C) Tanık gösterme D) Örnekleme E) Benzetme

Çözüm: Metinde tiyatro ile sinema, benzer ve farklı yönleriyle karşı karşıya getirilmiştir ("oysa", "ise"). İki türün özellikleri ölçülerek ortaya konmuştur; bu, karşılaştırmadır. Doğru cevap: A


Örnek 8:

"Çocuğun zihni, üzerine her şeyin kolayca işlendiği bembeyaz bir kâğıt gibidir. Bu yıllarda kazandığı alışkanlıklar, ömrü boyunca silinmeyecek izler bırakır. Örneğin küçük yaşta kitapla tanışan bir çocuk, ileride kitabı bir dost olarak görür."

Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmamıştır?

A) Benzetme B) Örnekleme C) Sayısal verilerden yararlanma D) (Hiçbiri eksik değildir) E) -

Çözüm: Metinde çocuğun zihni "bembeyaz bir kâğıt gibidir" ifadesiyle benzetme yapılmıştır. "Örneğin... kitapla tanışan bir çocuk" ile örnekleme kullanılmıştır. Ancak hiçbir rakam, yüzde ya da istatistik yoktur; yani sayısal verilerden yararlanılmamıştır. Doğru cevap: C


Örnek 9:

"Roman, geniş bir zaman dilimini ve çok sayıda kişiyi kapsayan, ayrıntılarla örülmüş uzun bir anlatı türüdür. Bu türde yazar, olayları farklı bakış açılarından sunabilir."

Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

A) Tanık gösterme B) Tanımlama C) Benzetme D) Sayısal veri E) Karşılaştırma

Çözüm: "Roman, ... uzun bir anlatı türüdür" ifadesiyle romanın ne olduğu açıklanmış, yani "roman nedir?" sorusu yanıtlanmıştır. Bu, tanımlamadır. Doğru cevap: B


Bu konuyu çöz: alıştırmaları interaktif olarak çöz, cevap anahtarıyla karşılaştır.

Alıştırmaları Çöz →