Anlatim Bozukluklari — ALES Konu Anlatımı
ALES Sözel · Dil Bilgisi · konu anlatımı, formüller ve çözümlü örnekler.
Konu Anlatımı
Anlatım bozuklukları temelde ikiye ayrılır. Soruda genellikle "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?" ya da "Hangi cümlede bozukluk yoktur?" biçiminde sorulur.
A. ANLAMA DAYALI BOZUKLUKLAR
Cümlenin dil bilgisi yapısı doğru olduğu hâlde anlamında oluşan kusurlardır. Çözüm için cümleyi anlam yönünden dikkatlice değerlendirmek gerekir.
1. Gereksiz Sözcük Kullanımı
Cümleden çıkarıldığında anlamda bir daralma olmayan, anlamı zaten başka bir sözcükte bulunan sözcükler gereksizdir. En sık görülen tür eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması ve anlamı başka sözcükte var olan ekin/sözcüğün tekrarıdır.
- Bozuk: Sınava iki saat kala karşılıklı konuşarak dertleştik.
- Düzeltilmiş: Sınava iki saat kala dertleştik.
-
Açıklama: "Dertleşmek" zaten karşılıklı konuşmayı içerir; "karşılıklı konuşarak" gereksizdir.
-
Bozuk: Bu olayı geçmiş anılarında uzun uzun anlattı.
- Düzeltilmiş: Bu olayı anılarında uzun uzun anlattı.
-
Açıklama: "Anı" sözcüğü zaten geçmişi içerdiği için "geçmiş" gereksizdir.
-
Bozuk: Yaptığı bu yanlış hatayı sonradan kendisi de fark etti.
- Düzeltilmiş: Yaptığı bu hatayı sonradan kendisi de fark etti.
- Açıklama: "Yanlış" ve "hata" eş anlamlıdır; biri gereksizdir.
2. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanımı
Anlamca birbiriyle çelişen, aynı cümlede bulunmaması gereken sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır. Özellikle kesinlik bildiren sözcüklerle (kuşkusuz, kesinlikle, mutlaka) olasılık bildiren sözcüklerin (belki, sanırım, galiba, herhâlde) birlikte kullanımı bu hataya neden olur.
- Bozuk: Kuşkusuz bu işin altından kalkabilir, sanırım başaracaktır.
- Düzeltilmiş: Kuşkusuz bu işin altından kalkabilir, başaracaktır.
-
Açıklama: "Kuşkusuz" kesinlik, "sanırım" olasılık bildirir; çelişir.
-
Bozuk: Tam beş yıl önce buralarda bir yerde tanışmıştık onunla.
- Düzeltilmiş: Beş yıl önce buralarda bir yerde tanışmıştık onunla.
- Açıklama: "Tam" kesinlik bildirirken "bir yerde" belirsizlik bildirir; çelişir.
3. Sözcüğün Yanlış Anlamda (Yanlış Yerde) Kullanımı
Birbiriyle karıştırılan, eş sesli ya da anlamca yakın sözcüklerin yanlış yerde kullanılmasıdır. Sık karıştırılanlar: azımsamak / küçümsemek, çekimser / çekingen, oranla / oranında, ayrım / ayrıntı, etki / tepki, neden / sayesinde.
- Bozuk: Verdiğimiz ücreti azımsadığı için işi bırakmak istedi.
- Düzeltilmiş: Verdiğimiz ücreti az bulduğu (azımsadığı) için işi bırakmak istedi.
-
Açıklama: "Azımsamak" zaten "az bulmak" demektir; ama burada genellikle "küçümsemek" ile karıştırılır. Bağlama uygun sözcük seçilmelidir.
-
Bozuk: Çalışmadığı sayesinde sınıfta kaldı.
- Düzeltilmiş: Çalışmadığı için sınıfta kaldı.
- Açıklama: "Sayesinde" olumlu sonuçlar için kullanılır; olumsuz sonuçta "yüzünden / nedeniyle" gelmelidir.
4. Mantık Hatası (Mantıksal Tutarsızlık)
Cümlenin söylediği şeyin gerçeklikle ya da kendi içinde mantıkla bağdaşmamasıdır. Genellikle abartı, olamayacak bir karşılaştırma ya da gereksiz açıklama biçiminde görülür.
- Bozuk: Bu yıl üniversiteyi kazananların sayısı geçen yıla göre iki kat daha az.
- Düzeltilmiş: Bu yıl üniversiteyi kazananların sayısı geçen yılın yarısı kadar.
-
Açıklama: Bir şey "iki kat az" olamaz; azalma "kat" ile değil, "yarısı/üçte biri" gibi ifade edilir.
-
Bozuk: Ölmeden önce son sözünü annesine söylemiş.
- Düzeltilmiş: Son sözünü annesine söylemiş.
- Açıklama: "Son söz" zaten ölmeden önce söylenir; "ölmeden önce" mantıken gereksizdir.
5. Sıralama / İfade (Deyiş) Hatası
Sözcüklerin ya da anlamca bağlı öğelerin mantıksal sırasının yanlış olması; özellikle önem, zaman ya da aşama sırasının bozulmasıdır. Ayrıca deyimlerin yanlış kullanımı da bu başlığa girer.
- Bozuk: Sınavda önce kâğıtları topladık, sonra dağıttık.
- Düzeltilmiş: Sınavda önce kâğıtları dağıttık, sonra topladık.
-
Açıklama: Eylemlerin mantıksal sırası ters verilmiş.
-
Bozuk: Öğretmenler, müdürler ve eğitim çalışanları toplantıya katıldı.
- Düzeltilmiş: Müdürler, öğretmenler ve eğitim çalışanları toplantıya katıldı.
- Açıklama: Aşama/önem sırası gözetilmeli; bu tür dizilişlerde mantıklı bir sıra izlenmeli.
B. YAPIYA (DİL BİLGİSİNE) DAYALI BOZUKLUKLAR
Cümlenin dil bilgisi kurallarına aykırı kurulmasından kaynaklanan bozukluklardır.
1. Özne-Yüklem Uyumsuzluğu
Öznenin tekillik-çoğulluk ya da kişi bakımından yüklemle uyuşmamasıdır.
- Tekillik-çoğulluk uyumu: İnsan dışı, cansız ya da çoğul eki almış soyut çoğul özneler genellikle tekil yüklem ister.
- Bozuk: Ağaçlar sonbaharda yapraklarını döktüler.
-
Düzeltilmiş: Ağaçlar sonbaharda yapraklarını döktü.
-
Kişi uyumu: Farklı kişilerden oluşan özneler en küçük kişiye göre çekimlenir (1. kişi > 2. kişi > 3. kişi).
- Bozuk: Sen ve o bu işi çözecek.
- Düzeltilmiş: Sen ve o bu işi çözeceksiniz.
- Bozuk: Ben ve sen yarın geleceksiniz.
- Düzeltilmiş: Ben ve sen yarın geleceğiz. (1. kişi önceliklidir)
2. Öge Eksikliği
Cümlede ortak kullanılan bir öğenin (özne, nesne, dolaylı tümleç) yüklemlerden birine uymaması ya da hiç bulunmamasıdır. Ortak öge testi: Eksik olduğu düşünülen öğeyi her iki yükleme de uygulayıp tutarlılığı kontrol et.
- Özne eksikliği:
- Bozuk: Kitabı çok beğendim ama yeterince ilgi görmedi.
- Düzeltilmiş: Kitabı çok beğendim ama o (kitap) yeterince ilgi görmedi.
-
Açıklama: "Beğendim"in nesnesi "kitabı"dır; ancak "ilgi görmedi"nin öznesi yoktur. İkinci yargının öznesi eklenmelidir.
-
Nesne eksikliği:
- Bozuk: Arkadaşını çok sever, her fırsatta arardı.
- Düzeltilmiş: Arkadaşını çok sever, onu her fırsatta arardı.
-
Açıklama: "Sever" geçişli ve nesnesi "arkadaşını"; "arardı" da nesne ister ama uygun nesne ortak değildir.
-
Dolaylı tümleç eksikliği:
- Bozuk: Bu konuyu çok merak ediyor, sürekli soru soruyordu.
- Düzeltilmiş: Bu konuyu çok merak ediyor, bu konuda sürekli soru soruyordu.
3. Tamlama Yanlışları
Sıfat ve isim tamlamalarının yanlış kurulmasıdır. Sık görüleni, bir tamlayana iki tamlananın yanlış bağlanması ya da tamlama eklerinin eksik/fazla olmasıdır.
- Bozuk: Türk ve İngiliz edebiyatını karşılaştırdı.
- Düzeltilmiş: Türk edebiyatı ile İngiliz edebiyatını karşılaştırdı.
-
Açıklama: "Türk" sıfatı "edebiyatı" ile, "İngiliz" sıfatı da ayrı bir "edebiyatı" ile tamlanmalıdır; ortak kullanım yanlış anlam doğurur ("Türk edebiyatı" mı, "Türk dili" mi?).
-
Bozuk: Sosyal ve fen bilimleri alanında uzmandı.
- Düzeltilmiş: Sosyal bilimler ve fen bilimleri alanında uzmandı.
4. Ek Yanlışları
Çekim ya da yapım eklerinin yanlış, eksik ya da gereksiz kullanılmasıdır. Özellikle iyelik, hâl, ilgi ekleri karıştırılır.
- Bozuk: Bu sorunu çözmek için herkesin görüşüne başvurdu, kimseyi dışlamadı.
-
Düzeltilmiş: Bu sorunu çözmek için herkesin görüşüne başvurdu; bu konuda kimseyi dışlamadı. (ek/öge tutarlılığı)
-
Bozuk: Çocuğun eline kalemi verdi. (yanlış hâl eki)
-
Düzeltilmiş: Çocuğun eline kalem verdi.
-
Bozuk: Onun hiçbir suçun olmadığını biliyorum.
- Düzeltilmiş: Onun hiçbir suçunun olmadığını biliyorum. (ilgi eki eksikliği)
5. Çatı (Fiil Çatısı) Uyuşmazlığı
Aynı cümledeki yüklemlerin etken-edilgen ya da geçişli-geçişsiz bakımından uyuşmamasıdır. Özellikle "ve, ama, fakat" gibi bağlaçlarla bağlanmış sıralı/bağlı cümlelerde görülür.
- Bozuk: Bu konu yıllarca tartışıldı ama bir türlü çözemedik.
- Düzeltilmiş: Bu konuyu yıllarca tartıştık ama bir türlü çözemedik. (her ikisi etken)
-
Açıklama: "Tartışıldı" edilgen, "çözemedik" etkendir; çatı uyuşmuyor.
-
Bozuk: Toplantıda alınan kararlara herkes uydu ve hemen uygulandı.
- Düzeltilmiş: Toplantıda alınan kararlara herkes uydu ve kararlar hemen uygulandı.
Önemli Kurallar ve İpuçları
- Önce anlam, sonra yapı: Cümleyi okuyunca ilk anlamsal bir tuhaflık hissetmiyorsan yapıya (özne-yüklem, öge eksikliği, çatı) bak.
- Gereksiz sözcük testi: Bir sözcüğü cümleden çıkar; anlam bozulmuyor ya da daralmıyorsa o sözcük gereksizdir.
- Çelişki avı: Kesinlik (kuşkusuz, mutlaka, kesinlikle) ile olasılık (belki, sanırım, galiba) sözcüklerini aynı cümlede gördüğünde çelişkiden şüphelen.
- Ortak öge testi: "ve, ama, ancak" ile bağlanan iki yargıda ortak sanılan özne/nesne/tümleci her iki yükleme de uygula; birine uymuyorsa öge eksikliği vardır.
- Çatı kontrolü: Bağlı cümlelerin yüklemlerinden biri edilgen (-il-, -in-), diğeri etkense çatı uyuşmazlığı olabilir.
- Özne tekil-çoğul: İnsan dışı ve cansız çoğul özneler tekil yüklem ister ("Kuşlar uçtu", "Çocuklar koştular" değil).
- Tamlama bölme: Tek tamlayana bağlanan iki farklı tamlanan anlam karışıklığı yaratıyorsa tamlama ayrılmalıdır.
Çözümlü Örnekler
Örnek 1: Aşağıdaki cümlede anlatım bozukluğunun türünü belirleyip cümleyi düzeltiniz. "Yaklaşık üç yıl kadar bu şehirde yaşadık."
Çözüm: Gereksiz sözcük kullanımı. "Yaklaşık" ve "kadar" sözcükleri ikisi de tahmin/yaklaşıklık bildirir; biri gereksizdir. Düzeltilmiş: Yaklaşık üç yıl bu şehirde yaşadık. veya Üç yıl kadar bu şehirde yaşadık.
Örnek 2: "Bu sınavı mutlaka kazanır, belki birinci bile olur."
Çözüm: Anlamca çelişen sözcükler. "Mutlaka" kesinlik, "belki" olasılık bildirir; aynı cümlede çelişir. Düzeltilmiş: Bu sınavı mutlaka kazanır, birinci bile olabilir. (kesinlik ya da olasılıktan biri tercih edilmeli)
Örnek 3: "Çiçekler bahçede güzelce açtılar."
Çözüm: Özne-yüklem uyumsuzluğu. "Çiçekler" insan dışı çoğul öznedir; yüklem tekil olmalıdır. Düzeltilmiş: Çiçekler bahçede güzelce açtı.
Örnek 4: "Kardeşini çok özlemiş, mektup yazmıştı."
Çözüm: Nesne eksikliği. "Özlemiş"in nesnesi "kardeşini"dir; ancak "mektup yazmıştı" yüklemi "ona" gibi bir dolaylı tümleç ister; ayrıca yargılar arasında öge tutarsızlığı vardır. Düzeltilmiş: Kardeşini çok özlemiş, ona mektup yazmıştı.
Örnek 5: "Bu olay televizyonda haber yapıldı ve günlerce konuştuk."
Çözüm: Çatı uyuşmazlığı. "Yapıldı" edilgen, "konuştuk" etkendir; çatılar uyuşmuyor. Düzeltilmiş: Bu olayı televizyonda haber yaptılar ve günlerce konuştuk. veya Bu olay televizyonda haber yapıldı ve günlerce konuşuldu.
Örnek 6: "Sınavda başarısız olmasının nedeni, yeterince çalışmadığından kaynaklanıyor."
Çözüm: Gereksiz sözcük / anlatım fazlalığı. "Nedeni" ile "kaynaklanıyor" aynı anlamı iki kez verir. Düzeltilmiş: Sınavda başarısız olmasının nedeni, yeterince çalışmamasıdır. veya Sınavda başarısız olması, yeterince çalışmamasından kaynaklanıyor.
Örnek 7: "Türk ve dünya edebiyatını çok severim."
Çözüm: Tamlama yanlışı (ortak tamlanan eksikliği). "Türk ... edebiyatı" tamlamasının tamlananı ("edebiyatı") eksik bırakıldığından cümle "Türk dünya edebiyatı" gibi yanlış bir okumaya yol açar. Her iki sıfat da kendi tamlananını almalıdır. Düzeltilmiş: Türk edebiyatını ve dünya edebiyatını çok severim.
Örnek 8: "Trafik kazasında yaralananlar hemen hastaneye kaldırıldı ve tedavi edildiler."
Çözüm: Özne-yüklem uyumsuzluğu (kişi/çoğulluk). "Kaldırıldı" tekil, "edildiler" çoğuldur; tutarsızlık vardır. İnsan özne çoğul olduğunda yüklem tekil de çoğul da olabilir, ancak iki yüklem aynı olmalıdır. Düzeltilmiş: Trafik kazasında yaralananlar hemen hastaneye kaldırıldı ve tedavi edildi.
Örnek 9: "Çalışkanlığı sayesinde sınıfta kaldı."
Çözüm: Sözcüğün yanlış anlamda kullanımı. "Sayesinde" olumlu sonuç için kullanılır; olumsuz bir sonuç olan "sınıfta kalma" ile çelişir. Düzeltilmiş: Tembelliği yüzünden sınıfta kaldı.
Örnek 10: "Bu maçta sayıları rakibimizin iki katı kadar az attık."
Çözüm: Mantık hatası. Bir şey "kat" ile çoğalır, azalamaz; "iki kat az" mantıksızdır. Düzeltilmiş: Bu maçta rakibimizin yarısı kadar sayı attık.
Bu konuyu çöz: alıştırmaları interaktif olarak çöz, cevap anahtarıyla karşılaştır.
Alıştırmaları Çöz →